Benim Dünyam

Eylül 18, 2008

ZAMLARIN NEDENI YABANCIYA SATIŞ

Kategori: EKONOMİ — tunalim @ 1:57 am
 
BTP Genel Baskani Prof. Dr. Bas, elektrikten dogalgaza yagmur gibi gelen zamlarin rekor cari acik ve kilit onemdeki sirketlerin yabancilara satilmasindan kaynaklandigini soyledi.

Bagimsiz Turkiye Partisi (BTP) Genel Baskani Prof. Dr Haydar Bas, Bursa’da yaptigi konusmada, son donemde yaz kuraginda yagmur gibi yagan zamlari degerlendirdi. BTP Genel Baskani, vatandasin belini buken zamlarin rekor kiran cari acigi kapatma politikasina ve enerji sektoru basta olmak uzere dev kuruluslarin yabancilarin eline gecmis olmasina bagladi. Partisinin uygulayacagi enerji politikasini da anlatan Prof. Dr. Bas, “Iktidarimizin 18. ayindan itibaren elektrige vatandasa bedava verecegiz” dedi.
Zamlarin asil nedenleri
Su anda Turkiye’nin cari acigi tam 52 milyar dolar oldugunu hatirlatan Prof. Dr. Bas, “Daha once bunlar borc para alip Hazine’de gosteriyorlardi ve caka satiyorlardi. Simdi elde avucta bir sey kalmayinca, bir sey yapacak halleri de kalmadi. 52 milyar dolarlik cari acigin kapanmasi lazim. Bunun icin ne gerekiyor? Milletin sirtina vurmak. Iste o yumruk sana da, geliyor bana da geliyor. Bu zamlarin asil nedeni bu?” diye konustu.
BTP Genel Baskani, ‘halki canindan bezdirdi’ dedigi zamlarin ikinci nedeni olarak da yapilan dev ozellestirmeleri gostererek, sunlari soyledi: “Kamunun elinde Petkim, Tupras, POAS, Telekom, Erdemir, Sumerbank, deniz ve hava limanlari, Seka gibi kuruluslar vardi. Bunlari bedava fiyatina bu arkadaslar elimizden cikardi. Peki, elimizden cikardi da Turkiye’nin yabanciya olan borcunu verdiler mi? Yok hayir, bunu da veremediler.”
Enerji sektorunde ip yabancinin elinde
Turkiye’deki enerji sektorunun bu satislar nedeniyle yabancilarin eline gectigini soyleyen Prof. Dr. Haydar Bas, artik ip onlarin elinde diye konustu ve sunlari soyledi: “Yabanci diyor ki, ‘ben enayi degilim’.. Turk milletine hizmet edemem. Yuzde 21 zam yapacagim. Hukumet de kontrol edemiyor, o da istenen zammi yapiyor. Aradan gecti uc dort ay, yabanci yine ne dedi? Yuzde 20 zam yapacagim. Gene yuzde 20 zam yapiyor. Ne etti yilbasindan bu gune kadar? Yuzde 42. Neden yuzde 42? Cunku enerji kaynaklarimizin tamamini bu arkadaslar elimizden cikardi.”

Care BTP’de
BTP Genel Baskani Prof. Dr. Bas, bu sozlerin ardindan partisinin enerji politikasini anlatarak, “Once yabancilarin gudumunden kurtulacagiz” dedi.Prof. Dr. Bas, sunlari soyledi: “Bu adamlari da kovmayacagiz, yanlis anlamayin. Biz mert bir milletiz, oyle verip de onun elinden alma da yok. Almaya tesebbus edersek, ne diyecegiz ona? Kac para verdin? 1 verdin, al sana 3… 2 de degil 3 verip o sekilde alacaksak, alacagiz.”
Elektrik bedava
BTP Genel Baskani, “Tum hesaplari en ince ayrintisina kadar yaptik, gunumuzde 3–4 baraj kurulan nehirlerdeki baraj sayisini arttirip, komur rezervlerini de devreye sokarak iktidarimizin 18’inci ayindan itibaren elektrigi halka bedava verecegiz” diye konustu.
Haydar Bas, sunlari soyledi:

“Biz kismet olursa o yatak boyunca en az yuz yerde yuz ayri baraj kuracagiz. Enerji uretim merkezleri olusturacagiz. Ve Turkiye’nin her tarafina cok az kayipla beraber, onlarin kaybettiklerini millete hibe olarak vermek suretiyle nasip olursa bunun onune gececegiz. Bak islenmemis komur kaynaklari var. Santraller kurulacak. Biz bu kaynaklari kismet olursa cogaltip size iktidarimizin 18. ayindan itibaren bedavaya enerji verecegiz.”Prof. Dr. Bas, bu aciklamalarin ardindan “Biz planimiz, programimiz ve projleremizle haziriz” dedi ve vatandastan tum sorunlarin cozumu icin destek isteyerek, “O zaman bakin ulke alti ayda duzeliyor mu, duzelmiyor mu? Oyle iki sene, uc senede degil alti ayda bu ulkeyi biz duzeltiriz, sevgili arkadaslar. Kimsenin kuskusu olmasin.”

TUNALIM…

SUYA HASRET MİLLETİME OKYANUSU SUNDUM

Kategori: EKONOMİ — Etiketler: — tunalim @ 1:55 am

 

Kilis’te coşkuyla karşılanan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, “Siz bir bardak suya muhtaçtınız ama ben sizin önünüze okyanusu koydum. Bu Allah’ın bir lütfudur” dedi.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, güneydoğudaki iftar programlarına Kahramanmaraş ve Gaziantep’in ardından Kilis’le devam etti. Kilisliler Prof. Dr. Haydar Baş’ı şehrin dört bir yanına astıkları “hoş geldiniz” yazılı pankartlarla karşıladı. Vatandaşların büyük ilgi gösterdiği iftar yemeğinde, davetliler arasında Rusya Bilimler Akademisi öğretim üyesi Prof. Dr. Victor Minin de vardı. Kilis’teki iftar yemeğinin ardından vatandaşlara hitap eden BTP Genel Başkanı, Türkiye’nin gidişatıyla ilgili genel bir değerlendirme yaptı. Siyasetin tıkanma noktasına geldiğini ifade eden Prof. Dr. Baş, “Mevcut iktidarın ve muhalefetin Türk halkına bir şey vermesi mümkün değildir” dedi. BTP Genel Başkanı konuşmasını şöyle sürdürdü: “Gerek iktidar partisini gerekse muhalefetin, -bu Cumhuriyet Halk partisi de olabilir Milliyetçi Hareket Partisi de olabilir- size bir şey vermesi asla ve kat’a mümkün değildir. Neden diyeceksiniz. Çünkü iktidar ve bu saydığım partilerin tamamı, Türkiye’nin yıllık bütçesini hazırlarken -mali bütçeyi- kendilerinin iradesinde bir bütçe hazırlamıyorlar. Tarıma bir şey verebilmesi için bunu mutlaka bütçede göstermesi lazım. Ormancıya, işçiye ve memura bir şey verebilmesi için onu bütçede göstermesi lazım. Bu bütçede ne işçinin, ne memurun, ne emeklinin, ne çiftçinin, ne de çöpçünün yeri var.”

Çıkış yolumuz MEM’dir

“Siyasi ve ekonomik sıkıntılardan çıkış yolu Milli Ekonomi Modeli’dir” diyen BTP Genel Başkanı, Kilisli vatandaşların coşkuyla alkışladıkları konuşmasında önce bu modelde yer alan her Türk vatandaşına 500 YTL vatandaşlık maaşı ve yeni tarım modeli gibi projeleri anlattı. Ardından da bunu nasıl hayata geçireceğinin üzerinde durdu. Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: “Anadolumun güzel insanına her birini huzura rahata kavuşturacak imkânları hazırladım ve geçimlerini garanti altına aldım. Artı, projeleri hayata geçirebilmek için gerekli olan kaynakları gösterdim.”

Bor, Türkiye’ye kıyamete kadar yeter

Prof. Dr. Haydar Baş, yapmayı taahhüt ettiği projelerine kaynak olarak, tüketici kesimini güçlendiren özel vergi sistemini, devletin üretim ve emeğin karşılığı olarak para basması anlamına gelen senyoraj gelirini devreye koyması ve 3 katrilyon dolarlık yer altı madenlerinin devlet-millet ortaklığıyla işletilmesini gösterdi. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, iki çarpıcı örnekle, bu kaynakların nasıl yabancılara yok pahasına satıldığını ifade etti. BTP Genel Başkanı şöyle konuştu: “Biz Çayeli bakır işletmesinin sahip olduğu madeni çıkarıp işlediğimiz zaman en az 500 milyar dolar kıymete sahip oluyor. Sevgili arkadaşlar, biz bu kadar serveti kaç paraya ihale ettik biliyor musunuz? Sadece 49 milyon dolara. 500 milyar nerede, 49 milyon dolar nerede… Tam on binde biri fiyatına bu serveti feda ettik. Ve bor. Dünya bor medeni rezervlerinin yüzde 70’i Türkiye’de. Bor madeninin yüzde 30’u dünyanın bütün ülkelerinde, yüzde 70’i Türkiye’de. Bor ile Türkiye kıyamet sabahına kadar bakılır.”

Biz bu işi yapacağız

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, konuşmasında Kilislilerden bir döneme mahsus destek istedi. “Zaten biz geliyoruz, hiç merak etmeyin” diyen Prof. Dr. Baş şunları söyledi: “Evet, siz bir bardak suya muhtaçtınız ama ben sizin önünüze okyanusu koydum. Bu Allah’ın bir lütfudur. Şimdi hep beraber gelin karar verelim. Gerek belediye seçiminde gerekse genel seçimde Bağımsız Türkiye Partisi’ne destek verelim. Bu güne kadar A ya da B partisi adında partilerimiz olabilir. Allahın selameti onların başına olsun. Bakın, zaten biz geliyoruz yanlış anlamayın. Hep beraber var mısınız buna? Bu işi biz yapacağız Kilislim hiç merak etme.”

TUNALIM….

 

TÜRK MİLLETİ SERVET ÜZERİNDE YAŞIYOR..

Kategori: EKONOMİ — Etiketler: — tunalim @ 1:51 am
Türkiye maden rezervi açısından dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alırken, adeta büyük bir servetin üzerinde yaşıyoruz.

MTA verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye‘nin karmaşık jeolojik yapısı çok çeşitli madenlerin ülkede bulunmasına olanak sağlıyor. Türkiye yer altı kaynakları yönünden dünya madenciliğinde adı geçen 132 ülke arasında toplam üretim değeri itibariyle 28′inci, maden çeşitliliği itibariyle 10′uncu sırada yer alıyor. Türkiye başta endüstriyel ham maddeler olmak üzere, metalik madenler, enerji ham maddeleri ve jeotermal kaynaklar açısından zengin bir konumda bulunuyor.

Türkiye‘de günümüzde dünyada ticareti yapılan 90 çeşit madenden 77’sinin varlığı Türkiye‘de saptanırken, halen 60 civarında farklı maden ve mineral üretimi yapılıyor.

Dünya metal maden rezervlerinin yüzde 0,4′ü, endüstriyel ham madde rezervlerinin yüzde 2,5′i, kömür rezervlerinin yüzde 1′i ve jeotermal potansiyelinin yüzde 0,8′i Türkiye‘de bulunuyor.

Zengin olunan madenler arasında ilk sırayı, 3,066 milyar ton ile dünya rezervlerinin yüzde 72′ini oluşturan, bor mineralleri alıyor.

ALTIN POTANSİYELİ

Türkiye‘nin teorik altın potansiyelinin 6 bin 500 ton olduğu tahmin ediliyor. Türkiye, bu potansiyelle dünyada ikinci potansiyel durumunda bulunuyor. Şu ana kadar yapılan çalışmalarla 600 ton altın varlığı görünür hale getirilirken, mevcut potansiyelin yüzde 10′u bulundu ve altın yataklarından şu ana kadar 50 ton civarında altın üretildi.

Takı, mücevher tasarımında dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alan Türkiye‘de yılda 300 ton altın ithal ediliyor. İthal edilen altının 100-150 tonu Türkiye‘de işlendikten sonra ihraç ediliyor, kalanı ise yurt içinde tüketiliyor.

JEOTERMALDE AVRUPA BİRİNCİSİYİZ

Teorik jeotermal enerji potansiyeli 31 bin 500 MWt (megavat termal) olan Türkiye, bu potansiyeli ile dünyada 7′inci, Avrupa da ise birinci konumda bulunuyor. Türkiye‘nin bugün jeotermal enerjiyi doğrudan kullanım kapasitesi bin 229 MWt. Doğrudan kullanım açısından ise Türkiye dünya sıralamasında 5′inci konumda.

KÖMÜR

Enerji ihtiyacının yerli kaynaklardan karşılanması politikası kapsamında da son 3 yılda yapılan kömür arama projeleri kapsamında (özellikle derin sondajlar yaparak) 20-25 yıldır değişmeyen 8,3 milyar ton kömür rezervi, 300 bin metre sondaj yapılarak ve 2,3 milyar ton yeni kömür rezervi bulunarak yüzde 28 oranında arttı. Toplam linyit rezervi de 10,6 milyar tona yükseltildi.

YILDA 5-6 MİLYAR DOLAR KATMA DEĞER

Türkiye‘de yılda 150 milyon ton seviyelerinde üretilen maden ürünleri, inşaat sektöründe ve sanayide ham madde olarak tüketilirken, yılda Türkiye‘ye 5-6 milyar dolar katma değer kazandırıyor.

Endüstriyel ham madde potansiyeli açısından Türkiye dünya rezervinin yüzde 2,5′ine sahip. Bazı endüstriyel ham madde mineralleri açısından ise çok daha fazla oranlarda rezerve sahip olan Türkiye‘de maden ihracatının en büyük kısmını (yüzde 70-80′ini) endüstriyel ham maddeler oluşturuyor. Özellikle de 1 milyar doları aşan ihracatla mermer, 400 milyon dolar ihracatla bor önemli yer tutuyor.

DERİN MADEN ARAMACILIĞININ ÖNEMİ

Türkiye‘nin zengin kaynaklara sahip olduğu madenler arasında bor, linyit, mermer, perlit, pomza, feldspat, bentonit, barit, manyezit, sodyumsülfat, kayatuzu, trona, jips, stronsiyum tuzları, zeolit, olivin, asbest, lületaşı, sepiyolit, profilit, dolomit, kalsit, fluorit, kuvars-kuvarsit, siliskumu, zımpara, diyatomit, kireçtaşı, yer alıyor.

Söz konusu madenler ile daha çok kömür rezervi bulmak için derin maden aramacılığı ve işletmeciliğine geçmek önem taşıyor.

2010 MADEN İHRACAT HEDEFİ 10 MİLYAR DOLAR

Türkiye‘nin 2004 yılında yaklaşık 1,3 milyar dolar olan maden ürünleri ihracatı, 2005 yılında 1,5 milyar dolara çıktı. 2006 yılında yaklaşık 2 milyar dolara ulaşan maden ihracatı, geçen sene 2 milyar 715 milyon dolara yükseldi. Bu yılın ilk 6 aylık döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 34 arttı.

Maden ihracatında doğal taşlar 1 milyar 250 milyon dolar ile ilk sırada yer alıyor. Doğal taşlar ürün grubunu 544,3 milyon dolar ile metalik madenler, 491 milyon dolar ile endüstriyel ham maddeler takip ediyor.

Maden ihracatında bor, krom, selestit, manyezit, barit, mermer, ponza, feldspat gibi madenlerin ilk sırada yer aldığını ifade eden yetkililer, Türkiye‘de yılda yaklaşık 60 milyon ton kadar üretilen kömürün ise büyük çoğunluğunun termik santrallerde olmak üzere yurt içinde tüketildiğini belirttiler.

Madencilikle yeniden yapılanma ve planlama dönemine geçildiğine dikkat çeken yetkililer, 2010 yılında da maden ihracatının 10 Milyar dolar olarak hedeflendiğini kaydettiler. Diğer önemli maden rezervleri şöyle:

-Çinko-kurşun: Türkiye‘nin metal içeriği olarak 860 bin ton kurşun, 2,3 milyon ton çinko rezervi bulunuyor.

-Demir: Ortalama yüzde 50-55 tenörlü işletilebilir demir rezervi toplamı 113 milyon ton dolayında bulunuyor.

-Krom cevheri:Türkiye‘nin krom rezervi 26 milyon ton civarında.ü

-Bor: Türkiye 3 milyar 66 milyon ton olan bor rezervleri ile dünya bor potansiyelinin yüzde 72’sini elinde bulunduruyor.

-Alüminyum: Alüminyum üretimine uygun boksit rezervi 87 milyon ton civarında bulunuyor.

-Bakır:Türkiye‘de toplam bakır rezervi, metal içeriği olarak 1,5 milyon ton bakır düzeyinde bulunuyor. Ekonomik olarak değerlendirilmeyen düşük tenörlü bakır kaynakları dahil edildiğinde toplam bakır kaynağı metal içeriği olarak 3,5 milyon tonu buluyor.

-Trona:Türkiye‘nin Beypazarı ve Kazan yataklarıyla beraber toplam trona rezervi 836 milyon ton düzeyinde.

-Alçıtaşı: Büyük alçıtaşı potansiyeline sahip olan Türkiye‘nin rezervleri tam olarak belirlenmedi. Yıllık alçı taşı üretimi 3 milyon ton civarında.

-Mermer ve doğal taşlar: Türkiye‘nin 80 bölgesinde 150′den fazla değişik renk, desen, ve kalitede mermer rezervleri bulunuyor. Türkiye‘nin mermer potansiyelinin 5,1 milyar metreküp civarında olduğu tahmin ediliyor.

-Seramik ve cam ham maddeleri: Sektörün ana ham maddesini kuvars, kuvarsit, kuvars kumu, feldspat, kil ve kaolen oluşturuyor. Türkiye‘de 89 milyon ton kaolen, 354 milyon ton seramik ve refrakter kil, 239 milyon ton feldspat, 1,3 milyar ton kuvars kumu, 2,3 milyar ton kuvars-kuvarsit potansiyeli bulunuyor.

-Çimento ve diğer yapı malzemeleri:İnşaat sektöründe büyük oranda hafif yapı elemanı ve beton agregası olarak da kullanılan ponza potansiyeli 1,5 milyar metreküp, perlit potansiyeli ise 5,7 milyar ton düzeyinde.

-Bentonit: Türkiye‘de Ankara Çankırı, Tokat, Edirne ve Ordu illerinde yoğunlaşan değişik alanlarda kullanılabilir 250 milyon ton bentonit rezervi bulunuyor.

-Manyezit: 41-48 manyezit içerikli 111 milyon ton manyezit rezervi bulunuyor.

(AA) Alıntı:Sabah gaz.TUNALIM…

ABD TEK BAŞINA BATMIYORKİ !…

Kategori: EKONOMİ — Etiketler:, — tunalim @ 1:36 am

  ABD, batıyor. Amerikan ekonomisi nalları dikti, dikiyor.
Tek başına batmıyor ABD.
Ne kadar “stratejik ortakçısı” varsa, hep beraber batıyorlar, hep beraber batacaklar.
Zannediyor musunuz ki, stratejik ortağı AKP’nin yönetimindeki Türkiye rahat olacak… Aldanmayın.
ABD ile AKP de batacak, AKP yönetimindeki, Türkiye de… Tabi diğer stratejik ortaklar da bu batıştan nasibini alacak; bileşik kaplar gibi bunlar.
Türkiye, AKP’den kurtulmadığı müddetçe, çöken ABD ile çökmeye ve batmaya mahkumdur.
Sosyalizmden sonra liberal–kapitalizm de iflas etti; dünya bunu görüyor.
ABD, bugüne kadar çoktan batmış olması lazımdı; lakin stratejik ortakları onu ayakta tuttu.
Hazinelerine “rezerv” diye karşılıksız Amerikan dolarlarını dolduranlar tutmak zorunda kaldı. Onların üzerine doğru yıkılıyor çünkü ABD ekonomisi… Hazinesinde 400 milyar, 500 milyar, 650 milyar dolar hatta daha da fazla karşılıksız Amerikan dolarını “rezerv” diye tutan ülkelerini ahvalini düşünün; ABD ekonomisi çökerken, onlarla beraber çöküyor… Onlar çöküşü ve yıkılışı, ötelemeye ve ertelemeye çalıştılar kendi paçalarını kurtarmak için. Ama nafile… ABD ekonomisi çöküyor. Kapitalizm çöküyor.
ABD, “liberal–kapitalizm rayı”ndan çıktı; ABD öyle göçüyor ki, ne Keynes kaldı ortalıkta, ne Fredman…
Dünya bir taraftan bu çöküşe şahit olurken, o taraftan doğudan yükselen güneşe tutuldu… Dünya bilim adamları ve ekonomistler, BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş beyin Mili Ekonomi Modeli’ni konuşuyor, baş tacı yapıyor.
Kapitalizm ve sosyalizmden kaçan devletler, Milli Ekonomi Modeli’ne sığınıyorlar.
Çağ, artık Milli Ekonomi Modeli çağı…
Darısı, bizim aymazların başına… Darısı, güya Müslüman, Türkçü, Milliyetçi veya Atatürkçü kılığına bürünerek Türkiye’yi çöken Amerika’nın kapı kulu ve IMF’nin dilencisi yapanların başına!
Hafızalarınız tazeleyin, hatırlayıverin; Prof. Dr. Haydar Baş bey, bundan 8–9 sene önce, ABD’nin yakın zamanda çökeceğini ve AB’nin dağılacağını bilimsel gerekçelere ve ekonomi verilerine dayanarak ortaya koydu.
İşte şimdi olan oldu, olacak olan oluyor.
ABD, çırpındıkça batacak, battıkça çırpınacak. Battıkça hırçınlaşacak… Çünkü ABD’nin içine korku düştü, kurt düştü; çatırdıyor.
Mezarlığın ortasından geçen korkak adam misali, korkusunu bastırmak için ıslık çalmayı artıracak.
Büyük Ortadoğu Projesi’ne(BOP) yüklenecek… İsrail, rahat durmuyor çünkü.
Öte yandan Evangelist Bush ile İsrail arasında, BOP kardeşliği var; bu kardeşlik inanç ve ideal kardeşliğidir.
Prof. Dr. J. Nisbitt’in ifadesiyle W. Bush, BOP işini, inancı uğruna uygulamaya koydu, Haçlı seferini ve işgallerini bu inanç ekseninde gerçekleştiriyor.
Bush tamam da, bizimkilere ne oluyor demeyin; onlar da medeniyetleri cemettiler, hepsi cem oldular, aynı “BOP”un stratejik ortaklarıdırlar.
AKP böyle de; CHP, MHP farklı mı?! Geçen günkü yazımda işte bunu sormuştum.
Hiçbir farklı değil… AKP de, CHP de, MHP de aynı değirmene su taşıyorlar; aynı BOP’ta hizmet vermek ve ortakçılık yapmak için can atıyorlar, pazarlıklar yaptılar, yapıyorlar.
CHP’nin Amerika ile olan “at pazarlığı”nı 2003 Eylül’ünde Sedat Ergin ve Yalçın Doğan deşifre ettiler; MHP, DSP ve ANAP’ın Irak’ın işgali karşılığında ABD ile at pazarlığını ANASOL–M hükümetinin Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel itiraf etti.
Doğan ve Ergin’in kaydettiklerine göre, CHP lideri Deniz Baykal, Kemal Derviş’i aracılığıyla Irak işgali ve tezkere katkısı üstüne at pazarlığına soyunuyor… ABD, 6 milyar dolar mı verir, yoksa 10 milyar dolara çıkar mı, araştırması yaptırıyor. Hesap tutturamıyor.
Şimdi Moon seanslarından geçen bu Baykal, hangi akıl ve projeyle Türkiye’ye batmaktan kurtaracak!
Benzer at pazarlığını MHP ve DSP yapıyor. Onlar da sınır ötesine 50 km. girme karşılığında, ABD’nin BOP projesine ve Irak’a müdahaleye kafa sallıyorlar… Ama Bush yönetimi, bu takati kesilmiş ANASOL–M hükümetinde yağ çıkmayacağını anlayınca, Ankara’dakileri kale almıyor, mutabakatı bozuyor. Derviş çomağıyla koalisyon dağılıyor… Ardından ABD’nin İslamcı cilalı stratejik ortağı AKP, hükümete getiriliyor… Bölgede olan oluyor; BOP işgalleri alıp başını gidiyor.
Şimdi bu MHP, bu DSP mi Türkiye’yi BOP’tan kurtaracak, batmaktan kurtaracak… Hangi akıl ile, hangi proje ile, hangi yürek ile…?!
Türkiye’nin tek kurtuluş yolu var; BTP… Bu gerçeği anladık, anladık.
Yok, hala anlamadı isek; o zaman, er veya geç, kafamızı taşlara vura vura, ABD ve IMF ile bata bata, AB ile bölüne bölüne anlayacağız… Tabii, Türkiye ve Türk milleti kalırsa ortada! ..
TUNALIM…

WordPress'in desteğiyle.

Anasayfa